Logo

ÖZAK TEKSTİL GRUP BAŞKANI SAYIN URFİ AKBALIK VE ÖZAK TEKSTİL YÖNETİMİNE

by admin

Sendikamıza üye olan Özak Tekstil işçileri adına, hem firmanızın daha fazla zarar görmemesi hem de işçilerin daha fazla mağdur olmaması için, bir kez daha diyalog çağrısı yapıyoruz.

Özak Tekstil’de çalışan ve Levi’s’a üretim yapmakta olan işçiler olarak; aşırı üretim baskısı, mobing, işçilerin sağlığını olumsuz etkileyen 18 saati aşan zorunlu mesailer, haksız yere ve tazminatsız işten atmalar, usta ve kıdemli işçilerin dahi asgari ücret düzeyinde ücret aldığı, sendika seçme hakkının tanınmadığı, işyerinde yetkili sendikanın işverenle adına işçilere baskı yaptığı, işçilerin maruz kaldığı hak ihlalleri karşısında şikayetlerini ve taleplerini iletebileceği hiçbir demokratik temsiliyet ve diyalog mekanizmasına sahip olmadığı koşullarda çalışmaktaydık.

Henüz 2023’ün Kasım ayı başlarında, yani daha işten atmalar ve işçilerin buna karşı başlattığı eylemler başlamadan önce, üyemiz işçilerle yaptığımız görüşme ve toplantılarda çok sayıda işçinin anlattığı baskı, mobing, sendika değiştirme baskısı ve diğer hak ihlallerine dair şikayetleri yazılı olarak da fabrika yönetimine ilettik ve bu sorunların diyalogla çözümü için görüşme talebinde bulunduk. Ancak bu görüşme talebimize hiç bir şekilde yanıt verilmediği gibi, iletişim kurma çabalarımız da her seferinde karşılıksız kaldı.

Bunun üzerine biz yine de sorunların diyalogla çözümünü zorlamak adına, en azından sendikamız üyesi işçilerin işyerindeki temsilcileriyle görüşerek bir adım atmanız için, üyemiz işçilere şikayetlerini yazılı bir metin olarak fabrika yönetimine iletmelerini önerdik. İşçi arkadaşlarımız da hak ihlallerine dair şikayetlerini ve taleplerini içeren ve 450’ye yakın işçinin imzaladığı metni, 27 Kasım sabahı fabrika yönetimine vermek istediler. Ancak bu iyi niyetli ve demokratik adıma da ne yazık ki fabrika yöneticileriniz tarafından uzlaşmaz ve tehdit içeren bir tavırla yanıt verildi. İmza metinleri kabul edilmediği gibi, aynı gün sendikamıza üye olan ve daha önce de bu yüzden işten atılmakla tehdit edilen Seher Gülel adlı işçi arkadaşımız işten atıldı.

İşçilerin sendikamıza üye olmaya başladığı Kasım ayı başından itibaren, Öz İplik-İş sendikasının temsilcileri ve kimi fabrika yöneticilerinin işçileri tek tek odaya çekerek tehdit ve baskıyla sendikamızdan istifaya ve tekrar Öz İplik-İş’e üye olmaya zorlaması işçilerde neden tedirginlik ve ciddi bir tepkiye neden oldu. Bunlara 27 Kasım’da bir arkadaşımızın işten atılması ve bu işten atmaların devamının da geleceğine dair tehditler de eklenince işçilerin toplu tepkisine yol açtı ve eylem böyle başladı. (Sözü geçen imza metni örneğini de bu metne ek olarak göndereceğiz)

İşyerinde 500’den fazla işçinin iş bırakarak eyleme geçmesinden sonra Sendika yöneticileri olarak biz de fabrika önüne geldik ve sorunların çözümü ve eylemin sona erip işyerinde iş barışının yeniden sağlanması için defalarca görüşme talebinde bulunduk. Aynı görüşme talebimizi basına yaptığımız açıklamalarda ve kimi aracılar üzerinden de defalarca dile getirdik.

Eylemin başladığı günden beri, geçen 2 aylık sürede işçilerin ve sendika yöneticileri olarak bizlerin karşı karşıya kaldığı sert müdahaleler, gözaltılar vb bütün olumsuzluklara rağmen biz hala ilk günkü gibi sorunun diyalogla çözümünden yanayız.

Özak Tekstil’de, sendika seçme hakkının tanınmaması başta olmak üzere, işçilerin maruz kaldığı kimi hak ihlalleri, özellikle de kadın işçilerin maruz kaldığı kimi tehdit, mobing vb. uygulamalar, şimdiden uluslararası kampanyalara konu olmuş ve uluslararası markalara üretim yapan kurumsal bir işletme için asla kabul edilemez düzeyde hak ihlalleri kapsamına girmektedir.

Bildiğiniz üzere, Şanlıurfa OSB’de bulunan Özak Tekstil’de işçilerin büyük bir çoğunluğu sendikamıza üye olmuşlardır. Takdir edersiniz ki, işçilerin sendikal örgütlenme ve sendika seçme özgürlüğü, sizler için de bağlayıcı olan anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış bir haktır.

İşçilerin bu yasal, meşru ve demokratik hakkını kullanmasının baskı, mobing, tehdit vb. yöntemlerle engellenmeye çalışılması Türkiye’deki yasalara ve anayasa’ya göre suç olduğu gibi; ülkemizin taraf olduğu ve çalışanların temel haklarını düzenleyen İLO vb. uluslararası sözleşmelere de aykırıdır.

Ulusal ve uluslararası yasa ve sözleşmeler dışında, uluslararası tedarik zinciri kapsamında, çalışanların temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmemesini güvenceye alan, fabrikanızın tedarikçisi olduğu Levi’s ve Zara gibi uluslararası markaların da doğrudan taraf olduğu ve dolayısıyla sizler için de doğrudan bağlayıcılığı olan sosyal sorumluluk görev ve ilkelerini kapsayan sözleşmeler de mevcuttur.

Sizin de bildiğiniz gibi, üretim yaptığınız markaların da taraf olduğu sözleşmelerde kesin hükümler yer almaktadır. Uluslararası tedarik zinciri içerisinde yer alan işyerlerinde, başta sendikal örgütlenme hakkı olmak üzere, işçilerin temel haklarını ve sosyal uygunluk ilkelerini kapsayan bu sözleşmelere uyulmadığı takdirde, Özak Tekstil ve bağlı fabrikalarda bu markaların ürünlerini üretmeye devam edebilmeniz mümkün değildir.

Gelinen noktada, Özak Tekstil’in bu hak ihlallerine son vermek ve işçilerin son derece haklı ve meşru taleplerini kabul etme konusunda takındığı bu uzlaşmaz tutum yüzünden, Levi’s ve Zara Özak Tekstil ile tedarik ilişkisine kesin bir biçimde son verme aşamasına gelmiştir.

Bu sipariş ilişkisinin kesilmesi ne sendikamızın ne de işçilerin tercih ettiği bir durumdur. BİRTEK-SEN olarak, bu olmasını istediğimiz en son şeydir. Biz bu fabrikanın üretmeye devam etmesinden yanayız. Ancak bu üretim işçilerin en temel haklarının yok sayılması, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve sendika seçme hakkının tanımaması gibi en temel insani hakları ihlal edilerek sürdürülemez. İşverenin İşten atma ve kara liste ile işçilerin hayatlarını kazanmalarının önüne geçmesi kabul edilemez.

Sendikamızın ve işçilerin talepleri son derece makul ve haklı taleplerdir:

1- İşten atılan sendikamıza üye işçilerin işe geri alınması,

2- Eylemde geçen ve işçilerin her bakımdan mağdur olduğu günlerin ücretlerinin ödenmesi,

3- İşçilerin sendika seçme, sendikal örgütlenme ve temsil edilme hakkına saygı gösterilmesi,

4 – Yukarıdaki talepleri güvence altına almak için üyemiz olan işçiler adına sendikamızla karşılıklı protokol imzalanması.

 

Sendika olarak önceliğimiz, Şanlıurfa’da çalışanların çoğunluğunun üyemiz olduğu Özak Tekstil’in ekonomik faaliyetinin, kurumsal kimliğinin, üretimin verimliliğinin ve iş barışının zarar görmemesidir. Bunun en önemi koşulu, fabrika yönetiminin bu üretimi gerçekleştiren işçilerin temel hak ve özgürlüklerine karşı saygı göstermesi ve özenli olduğuna dair bir güven oluşturmasıdır. Fabrika içinde iş barışının, huzur ve güven ortamının sağlanmasında en önemli unsurlardan biri de işçilerin sorun ve taleplerini ifade eden bir sendikadır. İşveren ve işçiler arasında karşılıklı bir güven ve uzlaşma kültürünün ve demokratik bir işleyişin yerleşmesi adına sendikamız üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırdır.

Şu ana kadar, fabrikada üyemiz işçilere yönelik devam etmekte olan baskı ve hak ihlalleri, fabrika yönetiminin çalışanların haklarına saygılı davranmadığına, sorunların diyalog ve uzlaşma kültürüyle çözümünden uzak bir tutum aldığına işaret etmektedir.  Ancak  biz yine de sizleri sorumlu davranmaya ve bu sorunların çözümü adına sendikamızla en kısa sürede temasa geçmeye ve işçilerin taleplerini kabul ederek temel haklarını tanımaya çağırıyoruz. Bu noktada, sorunların diyalogla çözülmesi adına görüşmeye ve sorumluluk almaya hazır olduğumuzu bir kere daha ifade ediyoruz.

Saygılarımızla…

Diğer Yazılar